İnsanların diken üstünde uyandığı bir rüya; gelenek bunu suç, mal ya da güvenlik hakkında bir haber değil, kayıp ve içeri girilme hissi diye okur.
Anlatı çoğu zaman sabahtan başlar: kapıyı iki kez kontrol etmek, gün boyu diken üstünde olmak, çantayı hep göz ucuyla kollamak. Uykuda tam olarak ne olduğu ancak ondan sonra gelir, çünkü geride kalan şey sahne değil o tedirginliktir. Yorum geleneği hırsızlığı, izin alınmadan alınan bir şey diye okur; bu zaman olabilir, emeğin karşılığı olabilir, mahremiyet olabilir ya da bir yerin sana ait olduğu duygusu. Suç hakkında bilgi diye ele alınmaz, öyle olduğu da iddia edilmez.
Yorumcular her şeyden önce neyin gittiğini sorar. Para ve cüzdan güvenlik ile kendine biçilen değere, telefon iletişime ve ulaşılabilir olmaya, anahtar giriş iznine ve aidiyete, fotoğraf ile mektup hafızaya çeker; en çok üzen hali de budur. Hiçbir belirgin şeyin eksilmediği bir soygun ise tek bir kaybı değil, genel bir açıkta kalma duygusunu anlatır.
Karşındakinin kim olduğu da sorulur. Yüzü seçilmeyen biri, kaynağı belirsiz bir tedirginlik diye okunur. Tanıdık biri çıktığında yorumcular bunu o kişi hakkında bilgi saymaz, o kişiyle kurulan bağdaki bir duygu olarak ele alır.
Mekân tonu epeyce değiştirir. Eve girilmesi güvenlik ve mahremiyet diliyle konuşulur. Sokakta soyulmak, kamusal alanda ansızın savunmasız kalmak sayılır. İş yerinde yaşanan bir hırsızlık, hak edilen payın görülmemesi ve atlanmak sorularına yakın durur. O mekânla ve kaybolan o şeyle kendi geçmişin, hırsızlar hakkında miras kalmış her nottan ağır basar.
O sırada ne yaptığın da anlatının parçası. Donup kalmak çok bildirilen bir haldir ve gerçek korku anlarındaki tepkiye benzediği için ayrıca yorumlanmaz. Bağırmak, peşinden koşmak ya da eşyayı geri almak ise itiraz diliyle konuşulur.
Sıradan kaynakları elemek gerekir. Yakında yaşanmış bir hırsızlık, bir haber, sigorta evrakı, bambaşka türden yeni bir kayıp ya da uzun süredir az kazanıp fazla çalışmak aynı görüntüyü besler. Gerçekten soyulmuş biri bunu defalarca görebilir; bu, çözülmeyi bekleyen bir sembol değil, korkutucu bir olaya verilen olağan bir tepkidir ve zamanla genelde seyrelir. Rüyada olan hiçbir şey gerçek bir hukuk ya da mal meselesine dair bir şey söylemez, o kararların yanına da yaklaşmaz. Aynı kâbus aylarca uykuyu bölüyorsa, anlamı bir yana bırakılıp uyku düzeni için bir hekime danışılabilir.


