Kalp hâlâ hızlı atarken, tartışma yarım kalmışken uyanıyorsun. Gelenek bu sahneyi gündüz vakti kendine bir biçim bulamamış çatışma olarak okur.
Kavga rüyası görenlerin çoğu his hâlâ üzerlerindeyken uyanıyor; kalp hızlı, ağız kavgası yarıda. Tabir geleneği bu sahneyi gündüz vakti kendine bir biçim bulamamış çatışma sayar, ister başka biriyle ister kendi tutumunun iki yarısı arasında olsun. Kavganın sebebi ise neredeyse hiç hatırlanmıyor.
Yorumcular şiddetten çok rakibe ağırlık verir. Yüzü olmayan bir saldırgan genelde adını koyamadığın bir baskı, bir iş arkadaşı ya da akraba gerçek ama dile gelmemiş bir sürtüşme, kendinle veya senin yüzünü taşıyan biriyle dövüşmek de iki yana birden çeken bir karar diye okunur. Kazanmak, yenilmek ve bir türlü vuramamak ayrı ayrı ele alınır; sonuncusunu insanlar en çıldırtıcı olan diye anlatıyor.
Kavganın nerede geçtiği de anlatının parçası. Ev içinde, iş yerinde ya da hiç bilmediğin bir sokakta geçen kavgalar farklı yorumlanır; gelenek mekânı, sürtüşmenin hangi alana ait olduğunun işareti sayar. Kalabalığın ortasında geçen ve kimsenin karışmadığı kavgalar da sık anlatılıyor, oradaki okuma çoğunlukla görülmediğini hissetmekle ilgili.
Kendi hikâyen de yorumun bir parçası. Bu rüya, haftada birkaç akşam dövüş sporu çalışan bir okurda başka türlü, gerçek şiddete maruz kalmış bir okurda bambaşka oturur.
Şaşırtıcı sayıda kişi ağır çekimde savurduğunu ya da hiç güç taşımayan bir vuruş yaptığını anlatıyor. Ayrıntı öyle tutarlı çıkıyor ki bu bir semboldense rüyada hareketin nasıl üretildiğiyle ilgili bir özellik gibi duruyor; niyet gerçek kastan epey önde koşuyor. Gelenek bunu güçsüzlük saymıştı. İki açıklama da aynı anlatıya oturuyor.
Şiddetli bir rüya şiddetli bir mizacın kanıtı değildir; ne bir prova ne bir plandır. Saldırgan içerik son derece sakin insanlar tarafından da bildiriliyor, hem de çoğu kez bir şeyi söylemek yerine yutarak geçirilen bir günün ardından. Böyle geceler sıklaşıyor ve sabahı yorgun ediyorsa, rüya bir mesaj taşıdığı için değil, ciddi biçimde bölünen uykunun kendisi önemli olduğu için güvendiğin birine söylemeye değer.
Bir de seyirci hâli var. Kavgaya karışmadan izlemek, araya girmeye çalışmak ya da ayırmak isteyip elinin tutulması, dövüşmekten ayrı okunur. Bunu anlatanlar çoğu zaman gerçek hayatta iki tarafın ortasında kalmış oluyor ve rüyanın en çok konuşulan kısmı da o sıkışmışlık.


