İnsanların dört gözle beklediği ender rüyalardan; okuması da bu keyfe uyuyor: rahatlama, yukarıdan bakabilme, seni yere çakan şeyden bir parça uzaklaşma.
Uçmak insanların gerçekten görmek istediği ender rüyalardan biri ve geleneksel okuma da bu keyfe uyuyor: rahatlama, yukarıdan bakabilme, seni yere mıhlayan bir şeyden uzaklaşma. İnsanlar yöntemi şaşırtıcı ayrıntıyla anlatıyor; havada yüzerek mi, süzülerek mi, yoksa sadece isteyerek mi yükseldiler. Yorumcular asıl bilgiyi orada arıyor.
Kolayca yükselmek özgürlük sayılır; havada kalmak için didinmek, tellere takılmak ya da damları sıyırarak geçmek ise sürdürmesi bedel isteyen bir özgürlük. Belli bir yüksekliğin üstüne çıkamadığını söyleyenler çoğu zaman uyanık hayatlarında da benzer bir tıkanma anlatıyor, ama bu bağ derlenmiş anlatılara dayanıyor, kanıtlanmış değil. Yol ortasında denetimi kaybetmek rüyayı düşme ailesine yaklaştırır ve ikisini tek gecede birleşmiş gören çok kişi var.
Yerden ne kadar yükseldiğin de ayrı bir başlık. Damların hemen üstünde süzülmek ile bulutların arasına çıkmak farklı anlatılıyor; birincisi çoğunlukla tanıdık bir yerin üzerinde geçiyor ve insanlar aşağıda kendi mahallelerini tanıdıklarını söylüyor. Gelenek alçak uçuşu gündelik hayata bakmak, yüksek uçuşu ise ondan büsbütün çıkmak diye ayırmış.
Rüya gördüğünü fark eden insanların ilk denediği şey çoğu zaman uçmak oluyor; bu da onu bilinçli rüya görenlerin en çok anlattığı deneyimlerden biri yapıyor. Bilinçli rüya üzerine bir şeyler okuyor ya da bir teknik deniyorsan, uçma rüyalarının artması hiç şaşırtıcı değil ve sembolik bir açıklama gerektirmiyor. Aynı şekilde, gün içinde uçakla seyahat eden ya da yükseklikle ilgili bir şey izleyen kişilerde bu imgenin görülmesi de olağan sayılıyor.
Antik ve orta çağ kaynakları uçuşu hırs, bazen de haddini aşan hırs sayardı; İkarus tarafı. Sonraki yorumcular bunun yerine kaçış ile duruma yukarıdan bakma isteğini koydu. İkisi de yaşıyor ve hiçbirinin doğru olan benim deme hakkı yok.
Bunları kendi yükseklik ve yolculuk deneyiminle karşılaştır. Bir pilot, yamaç paraşütü yapan biri ve kalkıştan ödü kopan bir okur aynı imgeden üç ayrı rüya alır; güvenilecek olan kendi geçmişine oturanı.


