On iki burcun başlangıç ve bitiş tarihleri, sınırlar gökyüzüne bağlı olduğu için tarihlerin yıldan yıla neden bir gün kaydığı ve listelerin neden birbirini tutmadığı.
Burç tarihleri takvimden değil gökyüzünden gelir. Güneş bir yıl boyunca yıldızların önünde koca bir tur atıyormuş gibi görünür; bu turun otuzar derecelik her dilimi bir burçtur ve burç, Güneş o dilimin ilk derecesine vardığı anda başlar. Bir yıl tam sayıda gün etmediği için o an her yıl saatçe başka bir yere düşer. Bir listede 22 Mayıs yazan sınırın öbür listede 21 Mayıs görünmesinin sebebi bu.
Aşağıdaki liste yılların çoğunda geçerli ve hiçbir zaman bir günden fazla şaşmıyor. Evrensel saate, yani Greenwich'te okunan saate göre çıkarılmış; bunun neden önemli olduğu yazının ilerisinde var.
Doğum günün bir aralığın ortasına düşüyorsa liste meseleyi kapatır, başka bir şeye gerek yok. Sınırın kendisine ya da bir gün öncesine, bir gün sonrasına denk geliyorsa okumaya devam et; tablo tek başına sana dürüst bir yanıt veremez.
Bazı listelerin sınırı tek gün yerine iki gün olarak, mesela 20-21 Nisan diye yazdığını görürsün. Bu bir kararsızlık değil, dürüstlük. O iki gün, geçişin yıllara göre gidip geldiği aralığı gösteriyor.
Dünya'nın Güneş çevresindeki turu yaklaşık 365 gün 6 saat sürüyor. Takvim yılı ise 365 gün. Aradaki altı saat her yıl birikiyor: Güneş, Koç'un ilk derecesine bir önceki yıla göre altı saat geç varıyor, üç yıl sonra bu gecikme on sekiz saate çıkıyor. Sonra 29 Şubat gelip takvimi bir gün ileri itiyor ve geçiş, başladığı saate yakın bir yere geri dönüyor.
Yani ortada yavaş yavaş ilerleyen kalıcı bir kayma yok, dört yılda bir kendini toplayan testere dişi gibi bir düzen var. Bu düzenin içinde, bir yıl akşam geç saatte gerçekleşen bir sınır, üç yıl sonra ertesi günün ilk saatlerine düşüyor. Gökyüzünde değişen bir şey yok. Takvim gökyüzünün birkaç saat önüne ya da arkasına geçmiş, hepsi bu.
Bu testere dişinin altında çok daha yavaş ikinci bir hareket var. Takvimimiz, 400'e tam bölünmeyen yüzyılları artık yıl saymayarak fazlalığı düzeltiyor: 2000 artık yıldı, 2100 olmayacak. Bu ayar takvimi gökyüzüne yakın tutuyor ama tam tutturamıyor. Artakalan pay on yıllar içinde birikiyor. Bu yüzden eski bir yıllıktan kopyalanmış burç tarihleri bugün için bir gün geç kalabiliyor; elli yıl önce sık sık 21 Mart'a düşen mart ekinoksu artık neredeyse her yıl 20 Mart'ta gerçekleşiyor.
On iki başlangıcın dördü uzlaşma değil, bir gözlemevinin saatini dakikasını yayımlayabildiği gökyüzü olayı. Kalan sekizi bu dördünün arasına bölüştürülüyor.
Koç, mart ekinoksunda açılıyor. Ekinoks, Güneş'in gök ekvatorunu, yani Dünya ekvatorunun gökyüzüne düşen izini kuzeye doğru geçtiği ve gece ile gündüzün her yerde neredeyse eşitlendiği an. Nevruz'un 21 Mart'ta kutlanmasının arkasında da bu geçiş var; ekinoks anının kendisi yıla göre 19, 20 ya da 21 Mart'a düşüyor. Yengeç, haziran gündönümünde başlıyor: Güneş'in kuzeydeki en uç noktasına varıp yılın en uzun gününü getirdiği an. Terazi eylül ekinoksunda, Oğlak aralık gündönümünde açılıyor. Geri kalan sekiz sınır ise bu dört noktanın arasını otuzar derecelik eşit adımlara bölüyor.
Bu bağlantı, güney yarımküreden sürekli gelen bir soruyu da kapatıyor. Burç tarihleri dünyanın her yerinde aynı. Ölçü havanın sıcaklığı değil, Güneş'in yıllık yolundaki yeri. Koç burcu, mart ekinoksunun ilkbaharı değil sonbaharı açtığı ülkelerde de aynı anda başlıyor.
Otuzar derece, otuzar gün demek değil. Dünya'nın yörüngesi tam daire değil, hafifçe basık bir elips. Gezegen Güneş'e en yakın olduğu ocak başlarında en hızlı hareket ediyor. Yerden bakınca bunun karşılığı şu: Güneş yılın o ucundaki burçları aceleyle geçiyor, tam karşıdakilerde oyalanıyor.
En kısa burçlar Yay ile Oğlak, yirmi dokuz günü biraz aşıyorlar. En uzunlar İkizler ile Yengeç, otuz bir günü biraz geçiyorlar. En kısa burçla en uzunu arasında neredeyse iki günlük fark var. Derli toplu tek bir listenin niye ancak yaklaşık olabileceğinin ikinci sebebi de bu.
Sınır bütün gezegen için tek bir anda gerçekleşiyor ama o ana yapıştırılan takvim tarihi nerede durduğuna göre değişiyor. Diyelim Güneş, Boğa'nın ilk derecesine evrensel saatle 20 Nisan gecesi 23:00'te vardı. Türkiye saati evrensel saatten üç saat ileride olduğu için burada aynı an 21 Nisan sabaha karşı 02:00. Ankara'da 21 Nisan gece yarısını yarım saat geçe doğan bir bebek, elindeki bütün listeler Boğa'nın bir gün önce başladığını yazsa bile hâlâ Koç burcundan, çünkü geçiş henüz olmamış.
Yayımlanan tablolar neredeyse her zaman tek bir saat dilimine göre hazırlanıyor ve hangisi olduğunu pek yazmıyorlar. Listeler arasındaki küçük uyuşmazlıkların üçüncü kaynağı bu. Okurun en az beklediği kaynak da bu.
Listeleri birbirinden ayıran üç şey var: yıl, saat dilimi ve tarihlerin tam güne yuvarlanması. Üçü de astroloji tartışması değil, ölçü meselesi. Tabloyu enlemesine okumayı bırakıp Güneş'in kendi doğduğun günde, kendi saatinde ve kendi şehrinde nerede durduğuna baktığın anda üçü birden ortadan kalkıyor.
Bu bakış için üç bilgi yetiyor: doğum tarihin, saatin ve doğduğun şehir. Şehir gerekiyor çünkü o gün orada hangi saat diliminin, varsa hangi yaz saati uygulamasının yürürlükte olduğunu belirliyor. Türkiye'de yaz saatinin yıllarca nisanda başlayıp ekimde bittiğini, 2016'dan sonra ise tek saatte sabitlendiğini düşün; elindeki doğum saati o dönemin hangi ayarına göre yazıldıysa hesap ona göre yapılmalı.
Sınıra denk gelen doğum günlerinin kendine ait bir folkloru da var: iki komşu burca birden ait olduğun fikri. Onun ayrı bir yazısı var ve orada hakkı veriliyor. Gökyüzü açısından durum sade: Güneş herhangi bir saniyede iki burçtan yalnızca birinin içinde oluyor, ikisinin birden değil.
Doğru burcu bilmek şunun için gerekli. Bir burç için yazılan her şey, seni o burca doğru yerleştirdikleri varsayımıyla yazılıyor. Doğduğu saatte Güneş hâlâ Başak burcundayken yıllarca Terazi yorumu okumuş biri, Terazi hakkında yanlış bir şey öğrenmiş olmuyor. Sadece bir yabancıyı okumuş oluyor.


