Rakamlar burada tekrarlamıyor, sırayla nöbet değiştiriyor; bu yüzden dizi tek bir sıçrayışla değil, parça parça ve yavaş gelen ilerlemenin anlatımı sayılıyor.
1212'de hiçbir rakam art arda tekrarlamıyor. Rakamlar yer değiştiriyor: bir, iki, bir, iki. Yani tek bir anlamın sesi yükseltilmiyor, iki anlam birbirine sırayla bir şey uzatıyor. Bir, yola çıkan kişi. İki, çıkıştan sonraki bekleme, eşleşme ve ilk heves bittiğinde gereken sabır. Dizinin bütün karakteri de bu nöbet değişiminden geliyor: ilerle, otur, yeniden ilerle.
Listedeki dizilerin çoğu büyütme mantığıyla çalışıyor. Üç dört, dördün anlamının sesi açılmış hâli; akılda tutulacak tek bir fikir var. Dönüşümlü bir çift bambaşka davranıyor. Rakamlardan hiçbirinin kazanmasına izin verilmiyor ve iş devrin kendisinde: yap sonra bekle, karar ver sonra kontrol et, kısa bir mesafe git sonra başka bir şeyin sana yetişmesine izin ver.
Bu anlamlarla uğraşanlar 1212 için genelde setin en az dramatik üyesi diyor ve hakkı da bu. Ne bağlı bir dilek var, ne düzeltilmesi gereken korkutucu bir ün. Anlattığı şey bilerek yavaş.
Buradan çıkan okuma da parça parça ilerleme. Ne büyük atılım ne çöküş; bir şeyin seferinde bir taşınabilir parça kadar yol aldığı ve dışarıdan bakınca çoğunlukla hiçbir şey olmuyormuş gibi görünen o dikkat çekmeyen orta bölüm.
Böyle uygulandığında dizi, sıçrayış isteyip eline merdiven verilen durumlara yapışıyor. Gelenek merdiveni teselli ödülü değil olağan yol sayıyor; bu okumanın diğerlerinden daha uzun ömürlü olmasının sebebi de muhtemelen bu.
Dolayısıyla 1212, yarına bir şeyin bitmesini bekleyen kişiye verecek pek bir şey bulamıyor. Tarif ettiği hâl, işin ortasında geçen ve sonradan hatırlanmayan zaman: aynı dosyanın üçüncü haftası, aynı yürüyüşün ikinci ayı. Buna bir tıkanma değil, ilerlemenin normal görüntüsü deniyor.
İki rakamı tek kişiyi ve çifti temsil ettiğine göre, ilişkilerde dizi o iki hâl arasındaki gidiş gelişi anlatıyor. Önce yalnız geçen zaman, sonra birlikte geçen zaman. Önce tek başına çözülen bir mesele, sonra onun konuşulması. Nöbet değişimi, her an aynı adımı atması beklenen bir beraberliği değil, sırayla yürüyen bir beraberliği tarif ediyor sayılır.
Belirli bir ilişkinin sürüp sürmemesi hakkında bir görüş bildirmiyor. Bir sayı dizisinin tartabileceği bir soru değil bu; aksini iddia eden okumalar pratiğin kendi için öne sürdüğü şeyin epeyce ötesine geçmiş demektir.
Nöbetleşme fikrinin hoş yanı, iki kişiden aynı anda aynı şeyi istemelerini beklememesi. Zayıf yanı ise sırasını bekleyen tarafın gerçekten bekleyip beklemediğini ölçecek hiçbir aleti olmaması; onu ancak insanların kendisi anlıyor.
Aynı gidiş geliş işlere ve projelere de uygulanıyor: bir çaba, sonra cevabın beklenmesi; teslim edilen bir aşama, sonra değerlendirme; bütün tarla değil kazanılan küçük bir parça. Uzun bir işin ortasındaki düzlüğe, o işin başlangıcından ya da bitişinden çok daha iyi oturuyor.
Para neredeyse hiç girmiyor. Numerolojinin maddi karşılığa bağladığı rakam sekiz ve bu dizinin hiçbir yerinde sekiz yok, dolayısıyla üstüne kurulan mali vaat oracıkta uydurulmuş demektir. Sana ödeme, beklenmedik bir kazanç ya da iş teklifi garantileyen her cümleyi, birinin geleneği anlatmayı bırakıp bir şey satmaya geçtiği yer olarak oku.
On iki sayısı günlük hayatta zaten çok yer kaplıyor: on iki ay, saat kadranı, düzine. Bu diziyle sık karşılaşmak o yüzden başlı başına merak edilecek bir şey değil; sayı, hayattaki payına yakışan sıklıkta önümüze geliyor.
Fark edildiğinde olan şey genelde bir sayım. 12:12 saatlerde ve kalkış panolarında yeterince sık beliriyor; tekrarın kendisi olağandışı bir şeye başvurmadan açıklanıyor ve bu anlamları kullananların çoğu bunu gayet iyi biliyor. Diziden aldıkları şey talimat değil soru oluyor: sırada gerçekten hangi parça var ve o parça bir ay daha seyredilecek kadar büyük mü, yoksa bu hafta bitirilecek kadar küçük mü.


